YAZI DİZİSİ

Mezopotamya : 10.000 Yılın Hikayesi

12. Bölüm | Mezopotamya Savaş Tarihi

254. Yazı

Uluslararası Koalisyon ve DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütüne Karşı Mücadele

2014-2017’de Uluslararası Koalisyon, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nü Musul ve Rakka’da yendi. Türkiye’nin katkılarıyla Mezopotamya’da istikrar arayışı devam etti.

Uluslararası Koalisyon’un DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadelesi, Mezopotamya’nın modern tarihinde önemli bir dönüm noktası teşkil etti. 2014’te DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün Musul’u ele geçirmesi ve Fırat ile Dicle nehirleri arasındaki Bereketli Hilal’de oluşturduğu tehdit, küresel güçleri bir araya getirdi. Örgütün aşırı ideolojisi, sistematik şiddet eylemleri ve kültürel mirası tahrip etmesi, uluslararası toplumun askeri, diplomatik ve insani bir yanıt geliştirmesini zorunlu kıldı. Anadolu Genesis tarafından hazırlanan bu yazı, Mezopotamya Savaş Tarihi yazı dizisinin doksan dokuzuncu bölümü olarak, Uluslararası Koalisyon’un DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadelesini, operasyonların gelişimini, Türkiye’nin katkılarını ve Mezopotamya’daki etkilerini ele alıyor. Önceki bölümde, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün yükselişi ve Musul’un düşüşünün mezhepsel kaos ile kültürel yıkımı tetiklediği incelenmişken, bu bölüm, koalisyonun askeri stratejileri, yerel direniş gruplarıyla işbirliği, kültürel mirasın korunması ve jeopolitik sonuçlar gibi temaları detaylandırıyor. Tematik olarak, küresel işbirliği, bölgesel istikrar ve kültürel koruma öne çıkarken, bu süreç, sonraki bölümlerde ele alınacak Mezopotamya’nın yeniden inşa sürecine zemin hazırlar.

Uluslararası Koalisyon’un Oluşumu

DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün 2014’te Musul’u ele geçirmesi ve “halifelik” ilanı, uluslararası toplumu harekete geçirdi. ABD liderliğinde kurulan Uluslararası Koalisyon, 60’tan fazla ülkeyi bir araya getirdi. Koalisyon, askeri operasyonlar, istihbarat paylaşımı, finansal yaptırımlar ve insani yardım gibi çok yönlü bir strateji benimsedi. Irak ve Suriye’deki DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü hedeflerine karşı hava saldırıları, yerel güçlere eğitim ve lojistik destek sağlandı. Koalisyon, Şii milisler (Haşdi Şabi), Kürt peşmergeler ve Irak ordusuyla işbirliği yaptı. İran ve Rusya, koalisyonun resmi üyesi olmasa da, paralel operasyonlarla DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadele etti.

Koalisyon’un Stratejik Hedefleri

Koalisyon, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün kontrol ettiği bölgeleri (Musul, Rakka) geri almak, örgütün finansal kaynaklarını (petrol sahaları, bankalar) kesmek ve ideolojik yayılımını engellemeyi hedefledi. Örgütün sosyal medya propagandası, siber operasyonlarla zayıflatıldı. Koalisyon, aynı zamanda Yezidi ve Hristiyan azınlıklara yönelik insani yardım operasyonlarını destekledi.

Askeri Operasyonların Gelişimi

Koalisyon, 2014’te “Doğal Kararlılık Operasyonu” (Operation Inherent Resolve) ile hava saldırılarına başladı. ABD, İngiltere, Fransa ve diğer koalisyon üyeleri, Musul, Rakka ve Felluce’deki DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü hedeflerini vurdu. 2015’te Kürt peşmergeler ve Irak ordusu, koalisyon desteğiyle Musul Barajı’nı geri aldı. 2016’da Felluce ve Ramadi, Haşdi Şabi ve Irak ordusu tarafından özgürleştirildi. 2017’de Musul, dokuz aylık yoğun bir savaşın ardından geri alındı; ancak şehir büyük ölçüde harabeye döndü. Rakka, 2017’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından koalisyon desteğiyle ele geçirildi. Operasyonlar, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün kontrol ettiği toprakların %90’ından fazlasını ortadan kaldırdı.

Musul’un Geri Alınması

Musul’un geri alınması, koalisyonun en büyük askeri başarısı oldu. 2016’da başlayan operasyon, Irak ordusu, peşmergeler ve Haşdi Şabi’nin katılımıyla yürütüldü. Koalisyon, 10.000’den fazla hava saldırısı düzenledi ve örgütün savunma hatlarını çökertti. Ancak savaş, sivil kayıplara ve altyapı yıkımına yol açtı; yaklaşık 1 milyon kişi yerinden edildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü ile Mücadelesi

Türkiye Cumhuriyeti, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı hem iç güvenlik operasyonları hem de sınır ötesi harekâtlarla etkin bir rol oynadı. 2015’te DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün Türkiye’de gerçekleştirdiği Ankara Garı (103 ölü), Atatürk Havalimanı (45 ölü) ve Reina gece kulübü (39 ölü) saldırıları, Türkiye’nin örgüte karşı kararlılığını artırdı. 2016’da Fırat Kalkanı Operasyonu’yla Suriye’nin kuzeyinde DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü kontrolündeki bölgeler temizlendi ve 2.000’den fazla militan etkisiz hale getirildi. 2017’de Zeytin Dalı ve 2019’da Barış Pınarı harekâtları, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün yanı sıra YPG/PKK gibi örgütlere karşı mücadele etti. Türkiye, koalisyona katılarak hava operasyonlarına destek verdi ve İncirlik Üssü’nü koalisyon uçaklarına açtı. Ayrıca, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün lider kadrolarına yönelik operasyonlar düzenledi; örneğin, Ebu Hasan el-Haşimi el-Kureyşi 2022’de Türkiye’nin istihbarat desteğiyle öldürüldü. Türkiye’nin bu mücadelede elde ettiği başarılar, Mezopotamya’daki jeopolitik çıkarlarını korurken, örgütün küresel tehdidini azaltmada önemli bir katkı sağladı.

Yerel Direniş Gruplarıyla İşbirliği

Koalisyon, yerel güçlerle yakın işbirliği yaptı. Şii milisler (Haşdi Şabi), İran desteğiyle Tikrit ve Felluce’yi geri aldı, ancak Sünni bölgelerde tartışmalı operasyonlar nedeniyle gerilim yarattı. Kürt peşmergeler, Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) liderliğinde Erbil ve Musul çevresinde etkili oldu; ABD ve Türkiye’nin sağladığı eğitim ve silah desteğiyle Musul Barajı’nı ve Kobani’yi korudu. Irak ordusu, koalisyonun hava desteği ve eğitim programlarıyla yeniden yapılandırıldı ve Musul’un geri alınmasında kilit rol oynadı. Suriye’de SDG, Rakka’nın özgürleştirilmesinde öncü oldu, ancak Türkiye’nin YPG/PKK ile bağlantılı görmesi nedeniyle bölgesel gerilimler arttı.

Şii Milisler ve Haşdi Şabi

Haşdi Şabi, Mukteda es-Sadr ve Ayetullah Ali Sistani’nin çağrısıyla Şii toplulukları mobilize etti. İran’ın sağladığı lojistik destekle Tikrit (2015) ve Felluce (2016) geri alındı. Ancak milislerin Sünni bölgelerdeki eylemleri, mezhepsel nefreti körükledi.

Kürt Peşmergeler

KBY liderliğindeki peşmergeler, Erbil’i savundu ve Musul’un geri alınmasında ön saflarda yer aldı. Koalisyonun sağladığı hava desteği ve Türkiye’nin eğitim programları, peşmergelerin etkinliğini artırdı. Kürt direnişi, KBY’nin özerkliğini pekiştirdi.

Kültürel Mirasın Korunması

DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün Ninova, Hatra ve Nimrud’daki kültürel mirası tahrip etmesi, koalisyonun koruma çabalarını hızlandırdı. UNESCO, tahrip edilen sit alanlarını belgeledi ve dijital arşivleme projeleri başlattı. Koalisyon, Musul’un geri alınması sırasında tarihi bölgeleri koruma altına almaya çalıştı, ancak savaşın yoğunluğu nedeniyle birçok eser zarar gördü. Uluslararası toplum, yağmalanan eserlerin karaborsada satılmasını engellemek için yaptırımlar uyguladı.

Ekonomik ve Toplumsal Etkiler

DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadele, Irak ve Suriye’nin ekonomisini ve toplumsal dokusunu derinden etkiledi. Musul ve Rakka’daki savaşlar, altyapıyı (Dicle üzerindeki köprüler, elektrik şebekeleri) tahrip etti ve milyonlarca mülteci yarattı. Petrol sahalarının geri alınması, Irak’ın ekonomik toparlanmasına katkı sağladı, ancak Şii-Sünni gerilimleri devam etti. Kürtler, özerk yönetimlerini güçlendirdi; Yezidi ve Hristiyan azınlıklar ise insani yardım programlarıyla desteklendi.

Jeopolitik Sonuçlar

Koalisyonun mücadelesi, Mezopotamya’yı küresel güçlerin çekişme alanına çevirdi. ABD, petrol kaynaklarını ve Ortadoğu’daki nüfuzunu koruma stratejisini sürdürdü; İran, Haşdi Şabi aracılığıyla Irak’taki etkisini artırdı; Rusya, Suriye’de DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı operasyonlarla bölgesel rolünü güçlendirdi. Türkiye’nin sınır ötesi harekâtları, hem DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nü zayıflattı hem de YPG/PKK tehdidine karşı ulusal güvenliği korudu. DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’nün yenilgisi, mezhepsel ve etnik gerilimleri çözmedi, ancak KBY’nin özerkliğini pekiştirdi ve bölgesel istikrar için yeni bir çerçeve oluşturdu.

Sonraki Bölümlere Geçiş

Uluslararası Koalisyon’un DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadelesi, Mezopotamya’da istikrarı kısmen sağladı, ancak kültürel ve toplumsal yaralar devam etti. Anadolu Genesis tarafından hazırlanan bu yazı dizisi, bir sonraki bölümde Mezopotamya’nın yeniden inşa sürecini ele alarak savaş tarihinin modern evresini inceleyecektir.

Sonuç

Uluslararası Koalisyon’un DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü’ne karşı mücadelesi, Musul ve Rakka’nın geri alınmasıyla örgütün askeri gücünü kırdı, ancak Mezopotamya’da derin toplumsal ve kültürel izler bıraktı. Türkiye’nin etkin katkıları, bölgesel istikrar ve güvenlik açısından kritik bir rol oynadı. Anadolu Genesis tarafından sunulan bu bölüm, koalisyonun stratejilerini ve etkilerini detaylandırarak, savaş tarihinin modern evresini aydınlatır.

Birincil Kaynaklar (Tarihî Belgeler)

  • Irak Hükümeti Kayıtları, DAEŞ (İŞİD) Terör Örgütü Operasyonları, 2014-2017.

  • BM Güvenlik Konseyi Raporları, Musul’un Geri Alınması, 2017.

  • Türk Silahlı Kuvvetleri Raporları, Fırat Kalkanı Operasyonu, 2016-2017.

İkincil Kaynaklar (Akademik Çalışmalar)

  • Charles Tripp, A History of Iraq, Cambridge University Press, 2007.

  • Phebe Marr, The Modern History of Iraq, Westview Press, 2017.

  • Craig Whiteside, The ISIS Reader: Milestone Texts of the Islamic State Movement, Hurst Publishers, 2020.

Modern Web ve Dijital Kaynaklar

  • UNESCO World Heritage – Mesopotamian Sites and ISIS Destruction.

  • Human Rights Watch – ISIS Crimes and Coalition Response Reports.

  • GlobalSecurity.org – Operation Inherent Resolve Timeline.

Picture of Yazar : Anadolu Genesis
Yazar : Anadolu Genesis

Anadolu Genesis, bilinmeyenleri merak eden, farklı bakış açılarıyla dünyayı anlamlandırmak isteyen herkes için hazırlanmış bir bilgi ve keşif platformudur. Amacımız, tarihten uzaya, ezoterik öğretilerden doğal afetlere kadar geniş bir yelpazede içerikler sunarak, okuyucularımıza düşündürücü ve ilham verici bir okuma deneyimi sunmaktır.

Hakkımızda

İlgili Yazılar

12. Bölüm | Mezopotamya Savaş Tarihi

Mezopotamya Yazı Dizisi Bölümleri